ANKARA'da çocuk cerrahisi uzmanı olarak çalışan İranlı Op. Dr. Nassim Emarat Pardaz (43), 1,5 yıl önce adım attığı dövüş sporu 'Budokaido'da kısa zamanda 3 şampiyonluk ve bir 2'ncilik kazandı.
Gündüzlerini hastanede hastalarını tedavi ederek, akşamlarını ise ringde antrenman yaparak geçiren Pardaz, "Bu branş bana büyük bir motivasyon sağlıyor. Sağlığıma pek çok katkısı oldu. Ruhsal açıdan beni oldukça rahatlattı.
Çok öfkeli olsam dahi buraya gelince kendimi inanılmaz derecede mutlu hissediyorum" ifadelerini kullandı.Tıp okumak amacıyla 20 yıl önce İran'dan Türkiye'ye gelen Nassim Emarat Pardaz, eğitimini tamamlamasının ardından Ankara'ya yerleşerek özel bir hastanede çocuk cerrahı olarak çalışmaya başladı. Hastanedeki hemşire arkadaşının oğlunun karateyle ilgilendiğini öğrenince dövüş sporlarına ilgi duyan Op.
Dr. Nassim Emarat Pardaz, 1,5 yıl önce 'Budokaido'ya adım attı. Bir dönem antrenmanlarını sürdüren Pardaz, daha sonra ilk kez katıldığı Ankara Şampiyonası'nda altın madalyanın sahibi oldu.
Yalova'da Şubat 2026'da gerçekleştirilen Budokaido Kata ve Kumite Türkiye Şampiyonası'nda da iki dalda 1'incilik ve 2'ncilik elde etti. Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 'Budokaido Kumite Ankara 30 Ağustos Zafer Kupası'nda da Pardaz altın madalyaya uzandı. Gündüz hastanedeki hastalarını tedavi eden Pardaz, yeni müsabakalara hazır kalabilmek için haftanın 3 günü akşam saatlerinde yaklaşık 3 saatlik antrenman yapıyor.'BU
BRANŞ BANA MOTİVASYON
SAĞLIYOR'Türkiye'de yaklaşık 20 yıldır yaşadığını ifade eden Pardaz, "1,5 yıl önce birlikte çalıştığım hemşiremin oğluyla karate yaptığını rastlantı sonucu öğrenince ben de karateye adım attım. Ardından Budokaido disiplinini seçtim. Hastanedeki çalışma tempomuz oldukça yoğun.
Kimi zaman çok yorulsak, nöbetten çıksak veya stres dolu bir gün yaşasak da mesai sonrasında mutlaka vakit ayırıp antrenmanlarıma katılıyorum. Bu branşı öylesine sevdim ki 'bana tam uygun spor bu' diyorum. Haftanın ortalama 3 gününde, 3 saatlik antrenman yapıyoruz.
Bu 1,5 yıllık dönemde katılmadığım süre neredeyse yalnızca 10 saattir. Bunun dışındaki bütün antrenmanlarıma, yorgunluğum ne düzeyde olursa olsun, gelip katıldım. Gelmekle iyi yapmışım, gerçekten çok seviyorum. Bu branş bana büyük bir motivasyon sağlıyor" şeklinde konuştu.'RUHSAL
AÇIDAN BENİ OLDUKÇA
RAHATLATTI'Katıldığı karşılaşmalarda elde ettiği madalyaların motivasyonunu daha da artırdığını dile getiren Pardaz, bu başarıların kendisine güç verdiğini anlattı. Hekimliğin disiplin ve sabır isteyen bir meslek olduğunu, Budokaido'da da aynı özelliklerin gerektiğini vurgulayan Pardaz, "Sağlığıma pek çok katkısı oldu.
Ruhsal açıdan beni oldukça rahatlattı. Çok öfkeli olsam dahi buraya gelince kendimi inanılmaz derecede mutlu hissediyorum. Kimi zaman vücudumun her yanı morarsa da, dayak yesem de burayı çok seviyorum.
Bir kadın olarak, dünyanın içinde bulunduğu bu koşullarda, az da olsa bir-iki teknik öğrenmenin çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Bunu her kadının öğrenmesi gerek. Bugüne dek herhangi bir kavgaya dahil olmadım.
Dilerim bundan sonra da olmam, ancak 'hiç değilse kendime güveniyorum' diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.'TÜRKİYE
ADINA YARIŞMAYI
İSTERDİM'Spor yaşamında etrafındaki insanlardan destek aldığını anlatan Pardaz, Türkiye'yi temsil etmeyi arzuladığını da vurgulayarak, "Türkiye'yi temsil etmem, Türk vatandaşı olmadığım için mümkün olmuyor. Türk vatandaşlığım bulunmayabilir, fakat benim vatanım Türkiye. Bu nedenle Türkiye'yi temsil ederek onun adına yarışmayı çok arzu ederdim.
Bunun gerçekleşmemesi durumunda ise Ankara'da düzenlenen bütün yarışmalarda yer almayı planlıyorum. Spora oldukça geç bir zamanda başladım; ancak hiçbir zaman geç kalınmadığını gördüm. Bunu herkese öneriyorum" dedi.


